Nedir

Eğer ilerlemiş yumurtalık kanseri için ameliyat olmuşsanız, doktorunuza sormanız gereken en önemli soru doktorunuza tümör dokularını çıkarmanın ya da sitoredüksiyonun optimal olup olmadığıdır. Diğer bir değişle, tümörün çoğu ameliyatla çıkarıldı mı?

"Optimal" nedir?

Ameliyat sırasında görülebilen kanserli dokunun tamamını çıkarmak teknik olarak olası değildir. Ama biliyoruz ki agresif ameliyatı kemoterapiyle birleştirmek yirmi yıldan fazladır en iyi iyileştirme oranına sahip. Yıllar geçtikçe, kemoterapitin tiği ve buna bağlı olarak da ameliyatın ne kadar agresif ya da "optimal" olması gerektiği değişmiştir.

10 yıl kadar kısa bir süre öncesine kadar, "optimal" ameliyatın tanımı 2 santimetreden daha büyük tümörün geride bırakılmamasıydı. Bu bir, iki ya da daha fazla tümör için yapabilir, hiçbiri de 2 santimetreyi geçmez.

Daha iyi araçlar ve ameliyat teknikleriyle, biliyoruz ki "optimal" ameliyatta tümörün 1 santimetresinden daha azının geride bırakabileceğini, hastaların çoğunda miliyer (küçük, "kum" boyutundaki kanser nodülleri) haline getirilebileceğini, hatta çoğu hastada mikroskobik hastalığın (ameliyattan sonra görülemeyen ve hissedilemeyen halde) kalabileceğini biliyoruz.

Tüm Tıbbi Geçmişiniz Değişiklik Yaratır

Her hasta fizyolojik olarak eşit yaratılmamıştır. Bazı durumlarda, bir hasta "optimal" sonuçlara ulaşmayı sağlayacak 4-8 saatlik ameliyatı kaldıramayacak kadar hasta olabilir. Ayrıca kanama ve diğer komplikasyonlar cerrahı gerekenden daha önce ameliyatı durdurmasını gerektirebilir. Çoğu vakada, yaş değil ama hastanın ek medikal durumu tolere edilebilecek ameliyat uzunluğunu sağlar.

Değişikliği Yaratan Cerrahınızdır

Tüm cerrahlar eşit yaratılmamıştır. Bu her meslekte ve tüm medikal uzmanlıklarda geçerlidir. Sizin yumurtalık kanserinizi ameliyat ederek jinekolog onkologlarda bile yetenek bakımından faklılıklar vardır. Hepsi doğru kararı vermek için eğitilmişlerdir ve çoğu hastaları için "optimal" ameliyatı sağlayacak 1-2 cm geride bırakmayı sağlayabilecek sitoredüksiyon yapabilirler. Hiç olmazsa ameliyatınızda bir jinekolog onkolog olduğunu veya olacağını teyit edin.

Daha Fazla Radikal Ameliyata İhtiyacım Var Mı

Tıbbi çalışmalar ne kadar fazla alınırsa o kadar iyi olduğunu göstermiştir. Eklenmeyen yararın olduğu yerde daha fazla birey yapmanın anlamı yoktur. Ama bazen miliyer ya da mikroskobik hastalığa ulaşmak çok agresif ameliyatı gerektirir, buna karaciğerden, dalaktan, akciğerden, çoklu bağırsak bölgelerinden, lenf nodlarından ve diğer zorlu bölgelerden parça alınmasını kapsar. Her hasta bunu çok iyi tolere edemez ve her cerrah bu işlemleri uygulamakta rahat değildir.

Bazılarının "ultra"-radikal sitoredüktif adını verdiği ameliyatta amaç mikroskopikten milliariye ("kum" boyutunda) ne olursa olsun "optimal" seviyeye ulaşmaktır. İşlem başlamadan önce jinekolog onkologunuzla riskler ve yararlar üzerine tartışmalısınız. Bu derecede bir ameliyatı yaptırmaya karar verirseniz, her cerrahın bu tip ameliyatı yapabilecek şekilde eğitilmediğini, veya bu tipte ameliyatları daha önce yapmadığını aklınızda bulundurmak sizi "optimal" ameliyata ulaştıracak ekstra ölçümü sağlayacaktır. Buna karşılık, ekstra seviye bir ameliyatın hastaları için en iyisi olmadığını da düşünebilirler. Bu konuda değişken görüşler olmasına rağmen, bu durumu medikal literatürde gri bölgedir.

Ultra-Radikal Sitoredüksiyon Kanıtlandı Mı

Bazı uzmanlar eğer "ultra”-radikal ameliyat "optimal" ameliyata ulaşmak için gerekliyse, bunun hastanın kanserinin biyolojik olarak daha agresif olduğunu vurgular. Dolayısıyla, ekstra ameliyatın iyileşmeye hiçbir katkısı olduğunu düşünürler. Gerçekse, bu durum bazı hastalar için doğru olsa da, hangi hastanın hangi ameliyatta bu durumun doğru olabileceğini bilememizdir, ameliyattan sonra bile.

Yayımlanmış araştırmalar bazı kadınların radikal veya ultra-radikal ameliyattan diğerlerinden daha çok yararlandığını önerir. Kanserlerin kemoterapiye olan duyarlılığı değişik seviyelerdedir ve bunlar tahmin edilebilir değildir. Bazı hastalar iyileşir. Bazıları iyileşmez.

Daha fazla ameliyatı tolere edip edemeyeceğinizi, neyin teknik olarak olası olduğunu, ameliyatta ne kadar ileri gidebileceğini anlamak tamamen cerrahın kendisine ve karar verme yeteneğine bağlıdır. Bu aynı zamanda içinizdeki kanserin biyolojik agresifliğini okumaya da bağlıdır.

"Optimal" durumun her zaman teknik olarak mümkün olmadığını aklınızda bulundurmanız gerekir, örneğin bağırsaklarınızın hepsinin alınması gerektiğinde bu durum hayat koşullarınız için doğru olmayacaktır. Buna benzer olarak, daha önce de bahsedildiği gibi, bazı medikal durumlarda veya intraoperatif komplikasyonlarda ameliyatın planlanandan ya da istenenden önce durdurulması gerekebilir. Ama burada, beni anladığınızı umduğum bir fark vardır, teknik olarak "imkansız" ile değerlendirme eksikliği veya operatif yetenekler arasındaki fark.

Eğer mümkünse, jinekolog onkologunuzla sorunların felsefesi hakkında ameliyattan ÖNCE konuşmanızda yarar vardır. Yine, ikinci bir görüş almak isteyebilirsiniz veya istemeyebilirsiniz. Basitçe dolaylı olarak güvendiğiniz jinekolog onkologunuzla çok iyi bir ilişki kurmalısınız. Rastgele doktor aramanızı kesinlikle önermesem de, eğer ilişki eksikliği varsa, kolayca ilişki kurabileceğiniz bir doktor bulun.

Dört evreli yumurtalık kanseriyle ilgili önemli birkaç kelime. Geçmişte bir yumurtalık kanseri akciğer alanında veya karaciğer veya dalakta görüldüyse, çok zayıf olan prognoz cerrahi çok yardımcı olmaz. Son zamanlarda yapılan çalışmalar her durum farklıysa bunun doğru olmayabileceğini düşündürür. Prognoz III. evreden biraz daha kötü olabilir, ama çoğu durumda agresif cerrahi sitoredüksiyonunun, eğer teknik olarak mümkünse, hasta riski, fayda ve tıbbi açıdan dayanabileceklerini vs anlamışsa hala güçlü olduğu düşünülmelidir. Eğer ameliyat “optimal” ise prognoz önemli ölçüde geliştirilebilir ve III. evrede görülen sonuçlara gelinir.

Storedüktif cerrahinin faydalarının özeti

Genel olarak II ila IV. evre kanserde kür olasılığı majör belirleyici gerçekleştirilmiş “optimal” sitoredüksiyon elde etmenin derecesidir. Yıllar boyunca tıbbi kanıtların güçlü ağırlığı (birçok tıbbi makale) kemoterapiden önce mümkün olduğunca fazla kanseri çıkarmayı destekler. Kemoterapi-tepki iyileştirmede agrasif sitoredüksiyonun yararlarını desteklemesi hakkında ayrıntıya girmeyeceğimiz biyolojik kuramlar vardır.

Temelde ameliyat kemoterapinin öldürmek zorunda olduğu (milyar/trilyon dan yüzlerce/binlerce ye veya görünür bir şey kalırsa muhtemelen daha az) hücrelerin sayısını azaltarak çalışmasını kolaylaştırır. Ameliyat aynı zamanda bölünmeyi başlatmak için bırakılan tüm hücreleri de zorlar (bölünme büyürlerken nasıl), kendi yaşam döngüleri içinde aynı anda öldürmek için kemoterapiyi kolaylaştırır.

Bu bilgiler göz önüne alındığında eğer gerçekleştirilmiş “optimal” sitoredüksiyona sahip değilseniz bir risk/fayda tartışması bu görevi tamamlamak için ikinci bir operasyon hakkında düşünmenizi gerektirebilir. “Aub-optimal” sitoredüksiyon için teknik ve tıbbi nedenler dahil sorunlar planladığınız kemoterapinin türü halihazırda en iyi mikroskobik “optimal” den ne kadar uzakta, ilk ameliyat ve diğer faktörler üzerinden ne kadar zaman geçtiğidir.
Genel olarak ilk ameliyat nedeniyle uzmanlık eksikliği veya jinekoloji onkologu eksikliği oldukça minimalse başka bir ameliyatla ilgili düşünce daha büyük değerlendirilebilir. Mesela sadece biyopsinin esas tutulduğu bir ameliyat olduysanız bir ameliyat uygun olabilir. Ama kemoterapi planı genel görüntüye nasıl uyduğunu düşünmek zorundayız.

Prof. Dr. Erhun EYÜBOĞLU

Merhabalar Erhun Hocam benim size bir sorum olacaktı annem 45 yaşında sol göğsünde bir sertlik hissetmesi nedeniyle mamografi çektirdi sonuçlarında m... devamı