Nedir

Saçkıran sonradan edinilen bir hastalıktır. Saç çıkan her yeri etkileyebilir ve lekesiz saç kaybına beden olan bölgesel bir hastalıktır. Saçkıran kural olarak, nadiren içsel ya da dışsal medikal sorundan kaynaklanır. Çoğu saçsız bölge daha sonra kendiliğinden iyileşir.

Saçkıran nadiren 3 yaş öncesi görülür. Önemli ölçüde genetik olarak atalardan geçer.

Sebepler

Son araştırmalara göre saçkıran bağışıklık sistemindeki anormallikten kaynaklanır. Bu özel anormallik oto-bağışıklık sisteminin oluşmasına neden olur. Bu yanlış yönlendirilmiş bağışıklık sistemi vücudun kendisine zarar vermeye başlar. Sonuç olarak, bağışıklık sistemi vücudun belli dokularına saldırır. Saçkıranda bilinmeyen bir sebeple bağışıklık sistemi saç hücrelerine saldırır saç oluşumuna zarar verir. Etkilenmiş deriden alınan dokular bağışıklık ak kan hücresi saç haznesine geçer.

Saçkıran aynı zamanda alerjik bozukluklar gibi (tiroit hastalığı, vitiligo, deri veremi, eklem romatizması ve ülsere dönüştüren kalın bağırsak iltihabı) başka oto-bağışıklık durumlarıyla ilgilidir. Bu hastalıkların teşhis ya da tedavisi saçkıran oluşumunu doğrudan etkilemez. Bazen genlerin etkisiyle aile üyelerinde ortaya çıkar.

Belirtiler

En yaygın şekli saç derisinde bir ya da daha fazla belli noktalarda oluşan saç kaybı şeklindedir. Bir başka şekli de daha yaygın saç seyrekleşmesidir. Bazen tamamen saç kaybı meydana gelir. Çok nadir olarak da vücudun tüm bölgesinde saç kaybı olur (alopecia universalis).

Kimler etkilenir

Saçkıran genelde 30-60 yaş arası yetişkinlerde meydana gelir. Ama daha yaşlıları ve nadiren çocukları da etkiler. Saçkıran bulaşıcı değildir. Doğum kontrolü için yapılan hormonal östrojen ve progesteronun devam etmemesini sağlayan terapilerden kaynaklanan saç dökülmesiyle ve doğuma son verdikten sonra oluşan saç dökülmesiyle karıştırılmamalı.

Teşhis

Normalde saç olan bölgede saçın artık çıkmaması durumu teşhiste önemli bir bulgudur. Bazen, teşhisi desteklemek için saç derisinden örnek de alınması gerekebilir. Faydalı olabilecek başka bulgular da çatlamış saçları temsil eden kısa saçlar, cildin zarar gören bölümündeki sarı alanlar, kel bölgedeki kısa, ince saçlardır. Diğer saç kaybı etkenleri de tarih ve klinik değerlendirmenin dışında tutulur.

Tedavi

Tipik saçkıran oluşumu doğal gelişen bir saç azalması şeklinde meydana gelir ve önceden tahmin edilemez. Saç kaybı ne kadar uzun olursa ve alan ne kadar geniş olursa, saçın tekrar oluşumu o kadar düşük ihtimalli olur. Bu yüzden, çeşitli tedaviler vardır ama hiçbiri hastalığın oluşumuna direk etkide bulunamayabilir. Saç derisi için, steroit iğneler, kremler ve şampuanlar yıllarca kullanılmıştır.

Birçok kronik bozuklukta nasıl tek tedavi yoksa, aslında faydası olmayan birçok çare üretilmiştir. Hastalığı önlemeye yönelik hiçbir etkili yöntem yoktur ancak stresin ortadan kaldırılmasının faydalı olabileceği düşünülüyor. Hiçbir ilaç ya da saç bakım ürünü saçkıranın başlangıcıyla ilgisi yoktur. Bu karmaşık durumu çözmek için yapılacak daha çok araştırma vardır. Tam olarak tedavi olmasa da, kozmetik kamuflaj saçkıran için önemli bir gelişmedir. Hem erkek hem de bayan için saç kaybının yaratacağı yıkıcı duygusal etki önemli olabilir.