Trigliseritlerin Düşürülmesi Üzerine Yeni Bir Yaklaşım Geliştirildi

Trigliseritlerin Düşürülmesi Üzerine Yeni Bir Yaklaşım Geliştirildi

Laboratuvar fareler üzerinde yapılan çalışmalarda, farelerin diyetlerinin lipoik asitle desteklenmesi, trigliseritlerin düşürülmesinde anlamlı bir etki yarattığı gözlemlendi. Trigliseritler, kolesterol seviyeleri ve tansiyonla birlikte kardiyovasküler hastalıkta ana risk faktörlerini oluşturuyor.

Laboratuvar hayvanlarının beslenmelerine yapılan lipoik asit takviyeleri trigliserit seviyelerini yüzde 60’a kadar düşürdü. Eğer etki insanlarda da aynıysa -ki bu daha net değil- diğer beslenme takviyelerinden daha fazla ve bazı reçeteli ilaçların etkisine benzer bir etki yapacak.

Araştırmacılar, “Trigliserit azalma derecesi gerçekten dramatikti, bu kadar fazla olmasını beklemiyorduk,” diyor ve ekliyorlar: “Takviyelerin, kan trigliseritlerini düşürme ve ateroskleroz riskini azaltma konusunda yardımcı olma potansiyeli olabilir. Gelişme, oldukça heyecan verici.”

Lipoik asit, kırmızı et ve yeşil yapraklı sebzeler gibi bazı gıdalarda düşük seviylerde bulunan doğal bir bileşendir. Güçlü bir antioksidan olarak geçen yıllarda hücrelerde mitokondriyal bozulmayı azaltma ve belki de yaşlanma sürecini yavaşlatma özelliği nedeniyle birçok araştırmanın konusu olmuştur. Ve Avrupa’da yıllardır diyabetin nöropatik komplikasyonlarının tedavisi olarak kullanılıyor.

Araştırmacılar, ”Lipoik asidin, glukoz alımını etkilediği ve kan glukozunu iskelet kaslarına naklini arttırarak aşağıya indirdiği biliniyor,” diyorlar. ”Ancak trigliseritleri azaltmadaki potansiyel değeri hakkında çok az çalışma yapıldı.”

10 yıl öncesine kadar kanda yüksek trigliserit seviyelerinin -esasen bir yağ çeşidi- ateroskleroz ve kalp hastalığını önceden bildirmede kolesterol kadar anlamlı olduğu düşünülmüyordu. Bu perspektif değişti ve şimdi çoğu uzman trigliseritleri ‘iyi’ HDL ve ‘kötü’ LDL kolesterol seviyelerinin yanında ateroskleroz için üçüncü önemli risk faktörü olarak görüyor.

Yaygın olarak reçetelendirilen ilaçlar çoğunlukla bu meselelerin tümünü etkilemek üzere alınıyor, özellikle diyet, egzersiz ve uygun kiloyla bunları kontrol etme çabaları etkili olmadığında. Fakat kimi ilaçların endişe veren,ı istenmeyen yan etkileri var.

Bu araştırmada lipoik asit takviyelerinin iki yoldan trigliserit seviyelerini etkiliyormuş gibi göründüğü bulundu. Yemek yedikten sonra lipoik asit desteklemesi, kan akışında trigliseritlerin yok oluş hızını arttırdı. Ve takviyeler aynı zamanda karaciğerde trigliseritleri sentezleyen enzimlerin genetik ifadesini de azalttı.

Araştırmacılar bu çalışmanın, lipoik asidin trigliseritleri azaltabildiği moleküler hedefleri tespit eden ve daha az trigliserit üretimiyle sonuçlanan karaciğer enzimleri üzerindeki etkiyi gösteren ilk çalışma olduğunu söylediler. Ayrıca lipoik asidin trigliseritleri nasıl düşürebildiğinin eylem mekanizması ile bu amaçla kullanılan reçeteli ilaçlar grubu olan fibrat ilaçların sağladığı etkilerin ayrı ve farklı göründüğünü buldu.

Çeşitli çalışmalarda lipoik asit takviyelerinin iştah bastırıcı oldukları gösterildi ama bu çalışmada düşük trigliserit seviyelerinin,daha az gıda alımının sonucu olmadığını temin etmek için laboratuvar hayvanlarından kontrol grupları kullanıldı.

Deneyde kullanılan fareler öncelikle obezdi ve deney ilerledikçe daha yüksek trigliserit seviyeleri geliştirdiler -ama lipoik asit verilen hayvanlar çok daha iyi gittiler. Beş haftalıktan dokuz haftalığa büyürken takviye verilen farelerin kan trigliserit seviyeleri iki kat arttı ama takviye verilmeyen diğer grupta yüzde 400’den daha fazla yükseldi.

Bu laboratuvar deneylerinde kullanılan lipoik asit takviyesi miktarı, araştırmacıların söylediğine göre 70 kilo ağırlığında bir insan için günde yaklaşık iki grama eş değer. Lipoik asit bazı insanlar tarafından beslenme takviyesi olarak yıllardır kullanılıyor ve güvenli olduğu söyleniliyor.

Araştırmacılara göre: “Bu hayvan modelinde trigliserideminin kontrol edilmesinde yeni bir yolun ortaya çıkarıldığına inanıyoruz. Güvenlik etkin bir şekilde sağlanırsa lipoik asit, insanlarda hiper trigliserideminin ve diyabetik dislipideminin tedavisinde veya önlenmesinde terapötik uygulamaları olabilir.”