Diş Sağlığı ve Diş Dolguları

Diş hekiminiz, diş çürüklerini tedavi etmek için, dişin çürüyen bölümünü alarak bu alana dolgu yapacaktır.

Dolgular; sadece çürüklerde değil, çatlayan, kırılan ya da tırnak yeme ve diş gıcırdatma gibi yıpratıcı kullanım sonucu aşınan dişleri tamir etmek üzere de kullanılır.

Dişe dolgu yapılması hangi adımları kapsar?

Diş hekimi öncelikle dolgu yapılacak dişin etrafını lokal anestetikle uyuşturacaktır. Daha sonra çürüyen alanı temizlemek üzere bir delici, hava ile aşındırma cihazı veya lazer kullanılacaktır. Araç seçimi, diş hekiminin rahatlık seviyesi, eğitimi ve ekipman seçimi ile çürüğün yerine ve derecesine bağlıdır.

Diş hekiminiz daha sonra, çürüğün tamamen temizlenip temizlenmediğini tespit etmek üzere alana sondaj yapacak veya test uygulayacaktır. Bu işlemler tamamlandıktan sonra diş hekiminiz çürüğün yerini bakteriden ve kalıntılardan temizleyerek, boşluğu dolgu için hazırlayacaktır. Çürüme diş köküne yakınsa, sinirleri korumak üzere öncelikle cam iyonomer, kompozit reçine veya başka malzemelerden oluşan bir astar kullanabilir. Genellikle dolgu yerleştirildikten sonra, rötuş yaparak cilalayacaktır.

Diş rengindeki dolgular için bazı ilave adımlar gerekir. Diş hekiminiz, çürüğü çıkararak alanı temizledikten sonra, diş rengindeki malzemeler katmanlar halinde uygulanır. Daha sonra her katmanı sertleştiren özel bir ışın uygulanır. Çok katmanlı süreç tamamlandığında, diş hekiminiz kompozit malzemeyi istenen sonucu alacak şekilde şekillendirerek, fazlalıkları düzeltecek ve dolgunun son halini cilalayacaktır.

Hangi tipte dolgu malzemeleri mevcuttur?

Günümüzde çeşitli diş dolgusu malzemeleri bulunmaktadır. Dişlere altın, porselen, gümüş amalgam (gümüş, kalay, çinko ve bakır ile karışık cıva) dolguların yanı sıra, kompozit reçine dolgular adı verilen ve diş renginde olan plastik ve cam materyallerle de dolgu yapılabilir. Çürüğün yeri ve derecesi, dolgu malzemesinin maliyeti, hastanın sigorta teminatı ve diş hekiminin önerisi, ihtiyaçlarınıza en uygun dolgu tipinin belirlenmesinde yardımcı olacaktır.

Döküm altın dolgular

Döküm altın dolguların avantajları:

  1. Dayanıklılık. En az 10 ila 15 yıl, genellikle daha uzun süre dayanır ve aşınmaz.
  2. Kuvvet. Çiğneme basıncına dayanabilir.
  3. Estetik. Bazı hastalar altını gümüş ve amalgam dolgulara göre daha hoş görünümlü bulmaktadır.

Döküm altın dolguların dezavantajları:

  1. Maliyet. Döküm altın dolgular, diğer malzemelerden daha pahalıdır; maliyetleri amalgam dolguların maliyetlerine göre 10 kata kadar daha yüksektir.
  2. İlave muayeneler. Doktorun en az iki kat daha fazla ziyaret edilmesini gerektirir.
  3. Galvanik şok. Gümüş, amalgam bir dolgunun yanına yerleştirilen altın bir dolgu, ani bir acı (galvanik şok) hissedilmesine sebep olabilir. Metaller ve tükürük arasındaki etkileşim bir elektrik akımı oluşmasına yol açar, ancak bu nadir görülen bir durumdur.
  4. Estetik. Birçok hasta renkli dolgulardan hoşlanmamaktadır.

Gümüş dolgular (amalgam)

Gümüş dolguların avantajları:

  1. Dayanıklılık. Gümüş dolgular en az 10 ila 15 yıl dayanır ve genellikle kompozit dolgulardan daha uzun ömürlüdür.
  2. Kuvvet. Çiğneme basıncına dayanabilir.
  3. Maliyet. Kompozit dolgulardan daha ucuzdur.

Gümüş dolguların dezavantajları: 

  1. Düşük estetik. Gümüş dolgular doğal dişlerinizin rengiyle uyumlu değildir.
  2. Daha fazla diş yapısının tahrip edilmesi. Genellikle amalgam dolgunun tutunmasına yeterli bir boşluk açmak üzere dişlerin sağlıklı bölümleri de çıkarılmalıdır.
  3. Renk bozukluğu. Amalgam dolgular çevrelerindeki diş yapısında grimsi bir renk oluşturabilirler.
  4. Çatlaklar ve kırıklar. Sıcak ve soğuk sıvılara maruz kaldığında, diğer dişlerde de çatlaklara veya kırıklara yol açabilecek şekilde genleşir ve küçülür. Ancak amalgam malzeme diğer dolgu malzemeleri ile karşılaştırıldığında, daha fazla genleşip küçüldüğü için, daha yüksek bir çatlak ve kırık görülme oranına yol açabilir.
  5. Alerjik reaksiyonlar. Hastaların küçük bir yüzdesinin (yaklaşık yüzde 1’inin) amalgam dolgulardaki cıvaya alerjisi bulunmaktadır.

Diş rengindeki kompozitler

Kompozitlerin avantajları:

  1. Estetik. Kompozit dolguların rengi, dişlerin rengine uydurulabilir; özellikle ön dişlerde veya dişlerin görünen kısımlarında kullanılmaya uygundur.
  2. Diş yapısına tutunma. Kompozit dolgular diş yapısına kimyasal olarak bağlanarak, dişe daha fazla destek verirler.
  3. Çok yönlü kullanım. Kompozit dolgular, çürük için dolgu malzemesi olarak kullanılmanın yanı sıra parça kopmuş, kırık veya aşınmış dişleri onarmak üzere de kullanılabilir.
  4. Diş koruyan hazırlık. Bazen çürük temizlenerek dolgu için hazırlık yapılırken, amalgamlara kıyasla daha az diş yapısının çıkarılması gerekir.

Kompozitlerin dezavantajları:

  1. Dayanıklı olmama. Kompozit dolgular amalgamlara göre daha kısa sürede aşınır (en az 10 ila 15 yıl dayanan amalgamlara kıyasla en az 5 yıl dayanır); ilaveten çiğneme basıncı altında ve özellikle büyük çürükler için dolgu malzemesi olarak kullanıldıklarında, amalgamlar kadar dayanıklı olmayabilirler.
  2. Muayene koltuğunda daha fazla kalma. Kompozit malzeme uygulama süreci yüzünden, bu dolguların yerleştirilmesi amalgamlara göre 20 dakika daha uzun sürebilir.
  3. İlave diş hekimi ziyaretleri. Kompozitler inlay veya onlay amacıyla kullanıldığı takdirde diş hekiminin birden fazla ziyaret edilmesi gerekebilir.
  4. Parça kopması. Kompozit malzemeler konumlarına bağlı olarak dişten parça koparabilirler.
  5. Maliyet. Kompozit dolguların maliyeti amalgamlara kıyasla iki kat kadar daha yüksek olabilir.

Diş rengindeki kompozit reçine dolguların yanı sıra, seramik ve cam iyonomer dolgular; doğal diş rengindeki diğer dolgu türleridir.

Diğer dolgu türleri

  1. Seramik. Bu dolgular genellikle porselenden yapılır. Kompozit reçine malzemeye göre lekelenmeye daha dayanıklıdır, ancak aynı zamanda daha aşındırıcıdır. Bu malzeme genellikle 15 yıldan fazla dayanır ve maliyeti altın kadar yüksek olabilir.
  2. Cam iyonomer. Akrilikten yapılır ve özel bir cam türüdür. Bu malzemenin en yaygın kullanıldığı yer, dişeti hizasının altındaki dolgular ve küçük çocuklara yapılacak dolgulardır (yine de sondaj gereklidir). Cam iyonomerler, dişleri daha fazla çürümekten korumaya yardımcı olabilen florür salgılarlar. Bununla beraber, bu malzeme kompozit reçineden daha zayıftır; aşınma ve kırılmaya daha yatkındır. Cam iyonomerin ömrü, genellikle 5 yıl daha kısadır, maliyeti ise genellikle kompozit reçineye yakındır.

Diş sigortası kompozitlerin masrafını karşılıyor mu?

Birçok diş sigortası kurumu, ancak gümüş dolgunun masrafını ödediği için, kompozitlerin fiyat farkını hastanın ödemesi gerekmektedir.

Dolaylı dolgu nedir?

Dolaylı dolgu, diş laboratuvarında yapılması ve yerleştirilmesinden önce iki kez muayenehaneye gitmeyi gerektirir; bunun dışında, kompozit veya diş rengindeki dolgulara benzer. Dolaylı dolgular, dolguyu desteklemeye yetecek diş yapısı kalmamış ancak kaplama gerektirecek kadar da ciddi zarar görmemişse uygulanır.

Dişçiye yapılan ilk ziyarette, çürük veya eski dolgu çıkarılır. Onarılan dişin ve çevresindeki dişlerin birer kalıbı alınır. Kalıp, dolguyu yapacak olan diş laboratuarına gönderilir. Dolaylı dolgu hazırlanırken dişi korumak üzere (aşağıda anlatıldığı şekilde) geçici bir dolgu yerleştirilir. İkinci ziyaretinizde geçici dolgu çıkarılır ve diş hekimi laboruvarda hazırlanan dolgunun yerine uyup uymadığını kontrol eder. Uygun olduğu takdirde yerine kalıcı olarak sabitlenir.

İki türlü dolaylı dolgu bulunmaktadır: inlay ve onlay dolgu.

  • Inlay, dolguya benzer ancak çalışmanın tamamı dişin çiğneme yüzeyindeki uçlarda yapılır.
  • Onlay, inlay’den daha kapsamlıdır ve bir veya daha fazla ucu kapsar. Bunlara bazen kısmi kaplama adı da verilir.

Inlay ve onlay dolgular geleneksel dolgulardan daha sağlamdır ve çok daha fazla dayanırlar. Dayanıklılık süreleri 30 yılı bulur. Diş rengindeki kompozit reçineden, porselenden veya altından yapılabilirler. Inlay ve onlay dolgular diş yapısını zayıflatırlar, ancak bu, geleneksel dolgulara göre çok daha düşük seviyede kalır.

Op. Dr. Aytuğ ALTUNDAĞ

Sayın Hocam, ben Ankara'da yaşıyorum. Yaklaşık 20 gün önce 3 adet alt çene sağ arka azı dişlerime dolgu yaptırdım. Diş dolgusuna başlamadan Diş H... devamı

Başka bir inlay ve onlay türü olan doğrudan inlay ve onlay, dolaylı uygulanan dolgular ile aynı süreçleri ve prosedürleri izler; aralarındaki fark doğrudan olanların diş hekiminin muayenehanesinde yapılması ve bir ziyarette yerleştirilebilmesidir. Kullanılan inlay ve onlay türü, kalan diş yapısının miktarına ve estetik kaygılara bağlıdır.

Geçici dolgu nedir ve neden ihtiyacım var?

Geçici dolgular aşağıdaki durumlarda kullanılır:

  1. Birden fazla randevu gerektiren dolgular için; örneğin altın dolguların yerleştirilmesinden önce ve kompozit malzemeler kullanan (diş laboratuvarında hazırlanması gereken dolaylı dolgu) belirli dolgu prosedürleri için
  2. Kanal tedavisini takiben
  3. Pulpa tahriş olduğu takdirde diş sinirlerinin “rahatlamasına” izin vermek üzere
  4. Acil durum diş tedavisi (örneğin diş ağrısına müdahale edilmesi) gerektiğinde

Geçici dolgular dayanıklı olma amacı taşımazlar. Genellikle bir ay içerisinde düşerler, kırılırlar veya aşınırlar. Geçici dolguyu kalıcı bir dolguyla değiştirmek üzere diş hekiminize başvurmayı unutmayın. Aksi takdirde dişiniz enfekte olabilir veya başka şikayetlere yol açabilir.

Amalgam türü dolgular güvenli midir?

Son birkaç yıldır, gümüş renkli dolgular ya da bir başka deyişle amalgamlar hakkında kaygılar gündeme getiriliyor. Amalgamlar zehirli cıva içerdiğinden, bazı kişiler bu dolguların otizm, Alzheimer hastalığı ve multipl skleroz da dahil olmak üzere bir dizi hastalığın sorumlusu olduğunu düşünüyorlar.

Ancak bugüne kadar bu iddiaları destekleyecek bilimsel bir bulguya rastlanmamıştır. Otizmin, Alzheimer hastalığının ve multipl sklerozun nedenleri bilinmemektedir. Üstelik, amalgam dolgularını çıkarttıran bir kişinin, söz konusu hastalıklarından veya başka rahatsızlıklarından kurtulabileceklerini gösteren bilimsel bir kanıt da bulunmamaktadır.

Amalgam, en eski dolgu türü olarak bilinir. Yüz yılı aşkın bir süredir kullanıldığı düşünülen amalgamın içeriğinde bulunan civa; gümüş, bakır, kalay ve çinko gibi diğer metallerle karıştırıldığında, sağlam bir alaşım oluşturur.

Kimi bilim insanları, “Amalgam dolgular, gelişmekte olan çocukların ve ceninlerin sinir sistemleri üzerinde nörotoksik etkisi bulunabilecek cıva içermektedir" diyorlar. Ve şöyle devam ediyorlar: "Hamile kadınlar ve cıvaya karşı hassasiyet sağlayan bir hastalığı bulunanlar ile yüksek cıva biyoyükü taşıyanlar, diş bakımından kaçınmamalıdırlar. Ancak diş hekimleri ile seçenekleri tartışmalıdırlar.”

Dolgulu dişlerimle nasıl ilgilenmeliyim?

Dolgularınızı korumak için, ağız temizliğinin gereklerini yerine getirmeye dikkat etmelisiniz. Dişlerinizin temizlenmesi için düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret etmelisiniz, dişlerinizi florür içerikli bir diş macunu ile fırçalamalısınız ve her gün en az bir kere diş ipi kullanmalısınız. Diş hekiminiz, bir dolgunun çatladığından veya “sızıntı yaptığından” (dolgunun kenarlarının dişe sıkıca oturmaması ve dolgu ile diş arasına çürümeye yol açacak şekilde artık ve tükürük kaçmasına izin vermesi) şüphelendiğinde, durumu değerlendirmek üzere röntgen filmi çekecektir. Dişiniz aşırı hassas hale geldiğinde, keskin bir kenar hissettiğinizde, dolguda bir çatlak bulunduğunu ya da dolgunun bir parçasının eksik olduğunu fark ettiğinizde diş hekiminizden randevu alın.

Diş dolgularıyla ilgili problemler

Diş ağrısı ve hassasiyet

Dolgu yapıldıktan sonra diş hassasiyeti oluşması oldukça sık görülen bir durumdur. Dolgu yapılan diş; basınca, havaya, tatlı gıdalara veya sıcaklığa karşı hassas olabilir. Hassasiyet, genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden geçer. Bir süre hassasiyete yol açan şeylerden kaçının. Bu durumda genellikle ağrı kesici kullanılması gerekmez.

Dişinizdeki hassasiyet 2 ila 4 hafta içinde geçmez veya aşırı derecede artarsa, diş hekiminizle irtibata geçin. Hekiminiz, hassasiyeti azaltıcı bir diş macunu kullanmanızı tavsiye edebilir, dişe hassasiyeti azaltıcı bir madde uygulayabilir ya da kanal tedavisi önerebilir.

Dolgu çevresinde de ağrı görülebilir. Herhangi bir şey ısırdığınızda dişinizde ağrı hissediyorsanız, dolgu ısırmanıza müdahale ediyor demektir. Bu durumda diş hekiminizden dolguyu yeniden şekillendirmesini istemeniz gerekir. Dişleriniz birbirine değdiğinde ağrı hissediyorsanız, muhtemelen bu ağrı, iki farklı metal yüzeyin temas etmesinden kaynaklanmaktadır (örneğin yeni dolgu yapılan bir dişteki gümüş amalgam ile temas ettiği başka bir dişteki altın kaplama). Bu ağrının kısa bir sürede kendiliğinden geçmesi gerekir.

Çürüme çok derin veya diş pulpasına yakın olduğu takdirde “diş ağrısına benzer” bir acı hissedebilirsiniz. Bu “diş ağrısı” hissi, dokunun artık sağlıklı olmadığının göstergesidir. Bu durumda kanal tedavisi gerekebilir.

Bazen yansıyan ağrı –dolgu yapılan dişin yanı sıra, başka dişlerdeki ağrı veya hassasiyet – olarak bilinen bir ağrı görülür. Bu ağrı türünde, muhtemelen dişinizle ilgili bir sorun yoktur. Dolgu yapılan diş sadece aldığı “ağrı sinyallerini” başka dişlere geçirmektedir. Bu ağrının 1-2 hafta içinde kendiliğinden azalması gerekir.

Dolgu alerjileri

Gümüş dolgulara alerjik reaksiyon gösterilmesi, nadiren görülen bir durumdur. Bu durumda, cıva veya amalgam dolguda kullanılan metallerden birinin alerjik yanıtı tetiklediği düşünülmektedir. Amalgam alerjisinin belirtileri, genel olarak bir cilt alerjisinde görülenlere benzer cilt döküntüleri ve kaşınmaya yol açar. Amalgam alerjilerinden şikayet eden hastaların tıbbi veya aile geçmişinde, metal alerjisi hikayesi vardır. Bir alerji teyit edildikten sonra başka bir dolgu malzemesi kullanılabilir.

Bozulan dolgular

Çiğneme, diş gıcırdatma ve kenetlemeden ileri gelen sürekli basınç, diş dolgularınızın aşınmasına, çatlamasına veya dolgularınızdan parçalar kopmasına yol açabilir. Siz dolgunuzun aşındığını söyleyemeseniz de, diş hekiminiz olağan bir muayenede dolgularınızdaki zayıflamaları tespit edebilir.

Diş minesi ile dolgu arasındaki yalıtım bozulduğu zaman, yiyecek parçacıkları ve çürümeye yol açan bakteriler dolgunun altına ulaşır. Bunun sonucunda, sorunlu dişte daha fazla çürük gelişmesi riskiyle karşılaşırsınız. Tedavi edilmeyen bir çürük ilerleyerek diş pulpasını enfekte edebilir ve diş apsesine yol açabilir.

Dolgu büyük veya nükseden çürük geniş ise, yeni dolguyu desteklemeye yetecek kadar diş yapısı kalmamış olabilir. Bu durumda diş hekiminizin dolguyu kaplama ile değiştirmesi gerekir.

Yeni dolguların düşmesi, büyük ihtimalle dolgu yerinin hatalı hazırlanmasına, dolgu yerleştirilmeden önce kirlenmesine, ısırma ya da çiğneme travması sonucunda dolguda bir kırık oluşmasına bağlıdır. Eski dolgular ise, genellikle kalan diş yapısının çürümesine veya kırılmasına bağlı olarak kaybedilir.