Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışmaya göre, çocuk doğurmak, gelecekte metabolik sendroma (abdominal obezite, yüksek trigliserit, insülin direnci ve diğer kardiyovasküler hastalık risk faktörleri) yakalanmayla doğrudan ilişkilendirildi ve gebelik şekeri olan kadınlarda riskin iki kattan da fazla olduğu belirlendi.

Araştırmacılar, CARDIA (Genç Yetişkinlerde Koroner Arter Riskinin Gelişimi) çalışmasında toplanan verileri kullanarak, çalışmanın başlangıcında yaşları 18 ila 30 arasında olan ve 20 yıllık takip sırasında en az bir çocuk doğuran kadınlar arasında, metabolik sendrom görülme olasılığının arttığını belirlediler.

Araştırmacılar, ‘Hamileliğin kalıcı, olumsuz fizyolojik etkileri olabilir ve davranışsal değişikliklere yol açabilir,’ diyorlar ve ekliyorlar: ‘Daha önceki bazı çalışmalar, çocuk doğurma ile metabolik sendrom arasında bir ilişki olduğunu göstermişti. Bazı çalışmalar ise, gebelik şekeri geçmişinin, Tip 2 diyabetin kuvvetli bir öngörücüsü olduğunu göstermişti.”

“Fakat bu çalışmalarda, hamileliğin getirdiği değişiklikleri ölçecek bir dayanak oluşturmak için, gebelik öncesine ait ölçümler yoktu. Çalışmaların çoğunda, hamilelik geçirmemiş kadınlardan oluşan kontrol grupları yoktu ve bu yüzden hamilelikle bağlantılı risk faktörü değişikliklerini, hastalığın başlangıcına bağlayan kesin delilleri nadiren sunabildiler. Bu araştırmada katılımcılar, 1985-1986 yıllarında 18-30 yaşlarında iken izlenmeye başladılar ve hala da izlenmeleri sürüyor. Kadınları hem hamilelik öncesi hem de sonrasında takip etmek ve hamilelik geçirmiş olan kadınlarla geçirmeyenleri karşılaştırmak için gerekli bilgilere sahibiz.’

Çalışmaya katılan 2 bin 787 kadından bin 451’i bu çalışma analizine alındı. Bunlardan 760 kadın hiç doğum yapmamıştı ve 745 kadın, 20 yıllık takip boyunca en az bir doğum yapmıştı. 745 kadından 88’i en az bir gebelik şekeri komplikasyonu yaşamıştı.

Prof. Dr. Teksen ÇAMLIBEL

mrb bende turner sendromu var ileride çocuk sahibi olabilir miyim... devamı

Vücut kütle endeksinin (VKE), tüm metabolik sendrom bileşenleri ve fiziksel aktivitenin gebe kalmadan önce yapılan ölçümleri kontrol edildikten sonra, araştırmacılar, bir veya birden çok çocuk doğurmuş kadınların, hiç doğum yapmamış kadınlara göre daha yüksek metabolik sendrom oluşumu ile ilişkili olduğunu  buldular (sırasıyla yüzde 33 ve yüzde 62). Gebelik şekeri olan kadınlar arasında dayanak ayarlamaları yapıldıktan sonra, araştırmacılar, bunların gebelik şekeri komplikasyonlu hamileliği olmayan kadınlardan yaklaşık iki buçuk kat daha fazla metabolik sendroma yakalanma olasılıkları olduğunu tespit ettiler.

Araştırmacılar, ‘Bulgularımız, çocuk doğurmanın metabolik sendromun gelişmesine katkıda bulunabildiğini ve bunun kilo alımı ve fiziksel aktivite eksikliği ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor,’ diyorlar. ‘Ve her ne kadar hamilelik şekeri olan kadınlar, metabolik sendroma yakalanmada göreceli olarak en yüksek riske sahip olsalar da, gebelik şekeri olmayan hamilelikler geçiren kadınlar, daha büyük risk altındakiler grubunu oluşturuyor.’

Araştırmacılar, gelecekteki çalışmaların kilonun kontrol altında tutulmasının ve merkezi obezitede kolesterol ve trigliserit tedavisi ile azalmaların, hamilelikten sonra bu hastalığı engelleyip engellemeyeceğini gösterebileceğini söylüyorlar. Ayrıca kardiyo-metabolik risk faktörlerinin, özellikle gebelik şekeri olan kadınlar arasında doğumdan sonra taranmasının, doğurgan ve daha yaşlı kadınlarda hastalığın önlenmesi için önemli bir fırsat sunacağını ileri sürüyorlar.

Araştırmacıların söylediğine göre, o zamana kadar, çocuk doğurma yaşındaki kadınlar dahil herkes için hastalığı önlemenin en iyi yolu, gerekli yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirmek: Düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek.