Amerika Birleşik Devletleri’nde son dönemde yapılan bir analiz gösterdi ki; son yıllarda kanla ilişkili bir kanser teşhisi konulan ergenlik çağındaki gençler ile genç yetişkinler, 1980’lerde aynı türde hastalık teşhisi konulanlara göre daha uzun süre hayatta kalma oranına sahipler. Amerikan Kanser Kuruluşu’nun, emsal taraması yapan yayını ‘Kanser’in 1 Kasım 2009 sayısında yayımlanan çalışma, 15 ile 24 yaş arasındaki lösemi ve lenfoma hastalarının tedavisinde önemli gelişmeler olduğunu gösterdi. Bununla birlikte, bu yaş grubundaki hayatta kalma oranı, daha küçük çocuklarda görüldüğünden hala daha düşük.

Hoçkin lenfoma, miyaloblastik lösemi, akut lenfoblastik lösemi, hoçkin olmayan lösemi de dahil olmak üzere, kanla ilgili kanseri olan ergenlerde ve genç yetişkinlerde, uzun dönemli hayatta kalma eğilimini az miktarda çalışma ele almıştır.

ABD’de bulunan New Jersey Tıp ve Dişçilik Üniversitesi, son yıllarda hastalık teşhisi konulan gençlerle, 20 yıl önce teşhis konulanların hayatta kalma oranlarını karşılaştırmak için, gözlem, yaygınlık ve nihai sonuç veri tabanını (SEER) inceledi. İncelenen bu veri tabanı, Amerika Birleşik Devletlerinde nüfusa dayalı kanser kayıtlarından oluşuyor.

Araştırmacılar, 1981-1985 yıllarından SEER verileriyle, 2001-2005 yıllarından verileri karşılaştırdılar ve kanla ilgili 5 tümörün her birinde de hayatta kalma oranının, önemli düzeyde geliştiğini gördüler. 10 yıl hayatta kalma oranı Hodgkin lenfoma olan ergenler ve genç yetişkinlerde yüzde 80.4’ten yüzde 93.4’e;  Hodgkin lenfoma olmayanlarda yüzde 55’den yüzde 76.2’ye;  akut linfoblastik lösemide yüzde 30.5’ten yüzde 52.1’e, kronik miyelositik lösemide yüzde 0’dan yüzde 74.5’e yükseldi.  

Uzm. Dr. Ali ÖLMEZOĞLU

kardeşim sss lenfoma hastası 11 aydır tedavı gördü 21 gün ışın aldı ama durumu pekde iyi deyil CyberKnife ile tedavi olöaz şansı varmı syn hocam varsa... devamı

Araştırmacılar başka verilerin analizini yaptıklarında da, lenfomalar ile kronik miyelostik lösemi için hayatta kalma oranının son 20 yılda sürekli yükseldiğini, ancak 1990’ın sonlarında ve 21. yüzyılın başlarında akut lösemilerde hayatta kalmanın sabit kaldığını gördüler.

Ayrıca, Hodgkin lenfoma dışında, ergenlerde ve genç yetişkinlerde hayatta kalma çocukların gerisindedir; akut miyebolistik lösemi durumunda ise, yaşça büyük yetişkinlerin bile gerisindedir.

Yazarlara göre, akut lösemi olan ergenler ve genç yetişkinlerin sürekli düşük hayatta kalma oranı, bu hastalıklara yakalanmış çocuklarla karşılaştırıldığında büyük bir meydan okumadır (üstesinden gelinmesi gereken durumdur). Araştırmacılar; “Bu hastalıkların nasıl tedavi edilmesi gerektiğinden ve bütün hastaların en iyi tedaviye ulaştığından emin olabilmek için daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır” demektedirler.