Hıçkırık Efsanesi

Hıçkırık Efsanesi ve Gizemi

Nedeni içki değil, ama ne?

Şunu kaç defa filmlerde ve televizyonda görmüşsünüzdür: “Sarhoş” bar taburesine çökmüş, hüzünlü hikayesini barmene veya dinlemeye hazır birilerine anlatıyordur. Kelimelerinin her biri omuzlarının istemsiz bir kasılmasıyla, kısa, cızırtılı bir sesle, hıçkırıkla, kesilir.

Neden hıçkırdığımızı hiç merak ettiniz mi? Gerçekten alkol kullanımıyla alakalı mıdır? Bunu geçirmek için “hıçkıranı” korkutmak gerçekten işe yarar mı?

Sağlıkta

Sağlıkta Hıçkırık

Neden hıçkırdığımız bilinmez. Fenomen neredeyse evrenseldir ve hatta fetüste, özellikle hamileliğin son üç aylık döneminde gözlemlenir. Hıçkırığın teknik adı singultus’tur (Latince, singult’tan gelir, ağlarken nefesin tutulması anlamına gelir). Hıçkırmak karmaşık bir reflekstir: Diyaframın ve kaburgaların arasındaki kasların ani kasılması veya spazmı daha hızlı ve istemsiz nefes almanıza neden olur. “Gırtlaksı kapanış”la sona erer; ses tellerinin yanındaki normal sesi üreten, şipşak kapanan alan. Çoğu durumda diyaframın iki tarafından yalnız biri olaya dahil olur; yüzde 80 sol taraf.

Çoğu belirsizse de şurası nettir: Çoğu zaman hıçkırık insanlık halinin alt tarafı normal bir yanıdır ve ne kadar rahatsız edici olursa olsun pek uzun sürmez. Hıçkırık bazen hastalığa işaret etse de (aşağıda açıklandığı gibi) pek endişelenilecek bir şey değildir ve siz ne yaparsanız yapın hıçkırık hemen her zaman siz acilen kendinizi iyileştirme ihtiyacı duymadan geçip gider.

Neden hıçkırık?

Büyük ihtimalle hıçkırık bir reflekstir. Göğüsteki sinirler diyaframa ve kaburgaların arasındaki kaslara normal soluk alıp verme sırasında kendiliğinden kasılmaları için sinyaller gönderir. Bu “hıçkırık refleksi” birçok tetikleyici tarafından başlatılabilir, mesela:

  • Duygusal stres veya heyecan
  • Aşırı yemek, gazlı içecekler içmek veya hava yutmanın ardından olabileceği gibi midenin gerilmesi
  • Ani sıcaklık değişiklikleri (sıcak bir içecek içildiğinde olduğu gibi)
  • Aşırı alkol almak
  • Sigara içmek

Normal olan nedir?

“Normal” hıçkırığı tanımlamak kolay değil. Bir tıp sözlüğü bunu “garip bir sesin eşlik ettiği nefes borusunun ağzının kapanışıyla birlikte spazmodik nefes alış” olarak tarif ediyor; oldukça makul. Ama ya bir saat veya daha fazla sürerse? Bir noktada herkes uzun süren veya özellikle güçlü veya ağrılı hıçkırığın normal olmadığına ve olağan  “bekle geçsin” stratejisinden daha fazlasını gerektirdiğine katılacaktır. Uzmanlar hıçkırık için bu tanımları ne kadar sürdüklerine göre oluşturmuşlardır:

Hıçkırık nöbeti: 48 saate kadar kesintili hıçkırık,

Israrcı hıçkırık: 48 saatten fazla ama bir aydan az süren hıçkırık.

Tedavisi zor hıçkırık: İki ay veya daha fazla süren hıçkırık.

“Anormal” hıçkırığın standart bir tanımı olguyu hastalık içinde incelemek ve etkili tedaviyi belirlemek için önemlidir.

Hastalıkta

Hastalıkta Hıçkırık

Her ne kadar nadirse de tedavisi zor hıçkırık hastalık işareti olabilir ve kendine göre sorunlara neden olabilir, mesela yemede zorluk, kilo kaybı, sıvı kaybı ve yetersiz uyku. Ölüme yol açan hıçkırık çok nadir de olsa bildirilmiştir. En ünlüsü 1958 yılında Papa XII. Pius’dur, ölümünün tedavisi zor hıçkırığa bağlı olduğu yaygın olarak ifade edilmiştir. Fakat görünüşe göre ısrarcı veya tedavisi zor hıçkırığını kışkırtan, tekrarlayan gastritten muzdaripti ve sonunda felç ve zatürreeden öldü. Hıçkırıkta dünya rekoru (Guinness’e göre) bilinen hiçbir nedeni olmaksızın 60 yıldan fazla hıçkıran Iowa’lı bir çiftçiye ait. Önemli bir ameliyattan sonra meydana geldiğinde hıçkırıkların her biri ciddi ağrıya neden olabilir ve yaranın iyileşmesini yavaşlatabilir.

Hıçkırık tıbbi sorunlarla ilişkili olduğunda neden, genellikle göğüsteki sinirlerden birisinin tahrişidir. Örnekler arasında larenjit, guatr (tiroid bezinin genişlemesi), boğazda tümörler, diyaframa yakın enfeksiyonlar ve mide fıtığı (genellikle gastroözofajiyal reflü hastalığıyla [GÖRH] birlikte) bulunur. Hıçkırığı aşırı alkol kullanımı, böbrek yetmezliği ve diğer enfeksiyonlar da (özellikle kulak enfeksiyonları) tetikleyebilir. Nadir görülen vakalar aort anevrizması ve multipl sklerozdur.

Hıçkırığı tetikleyebilecek bir bozukluğun tedavisi genellikle uzun süren veya tedavisi zor hıçkırıklar için ilk hareket şeklidir. Örneğin bir tümörün ameliyatla alınması, GÖRH için ilaç tedavisi (simetidin veya omeprazol) veya enfeksiyonun antibiyotikle tedavisi bu durumlardan biri tetikleyici olduğunda aşırı hıçkırığı azaltabilir, hatta ortadan kaldırabilir.

Neden

Efsane mi değil mi?

Her ne kadar hıçkırık ve nasıl durduracağımız hakkında anlamadığımız çok şey varsa da aşağıdakiler doğru görünüyor:

  • Hıçkırık alkol kullanımın kesin bir belirtisi değildir.
  • Nefesin tutulması, bir torbadan nefes alıp vermek, korkutulmak, şeker yutmak veya bir bardağın uzak tarafından içmek (bilimsel kanıt olmasa da) etkili olabilir. İşe yarayabilecek (ve makul surette güvenli görünen) diğer manevralar arasında limon ısırmak, dili çekmek, buz gibi suyla gargara yapmak veya kulak temizleme çubuğuyla damağı “gıdıklamak” bulunur. Bunların her birisinin ne kadar etkili olduğunu ve ne kadarının efsane olduğunu bilmek zordur, çünkü bunlar asıl tedavi ne olursa olsun muhtemelen kendi başlarına geçecek “iyi huylu” hıçkırıklar için önerilir.
  • İlaçlar hıçkırığı azaltabilir. Etkinlikleri bilimsel olarak kanıtlanmış olanlar arasında klorpromazin, metoklopramid ve (yan etkileri sınırlayıcı olabilse de) baklofen bulunur. Çeşitli başka ilaçlar da önerilmiş ama kanıtlanmamıştır. Bunlar arasında (fenitoin gibi) antikonvülzanlar, (amitriptilin gibi) antidepresanlar, hatta marihuana vardır.
  • Belirli ilaçların hıçkırığa neden olduğu düşünülür. Bu ilaçların kesilmesi etkili bir sağaltım sağlayabilir. Örnekler arasında midazolam, bazı kemoterapi türleri ve digoksin (bir kalp ilacı) vardır.
  • Tedavisi zor hıçkırık için etkinliği seyrek bildirilmiş diğer yaklaşımlar hipnoz, akupunktur, hatta ameliyattır. Cerrahi yöntemlerden ikisi frenik sinirin (diyaframın ana siniri) sinyal göndermesini engelleyerek diyaframın kasılmasını durduran “sinir blok”u ve diyaframın daha ritmik kasılmasını sağlayan bir hız ayarlayıcı (pacemaker) yerleştirilmesidir.
  • Hıçkırık tehlikeli olabilir ama nadiren. Yukarıda bahsedildiği gibi kilo kaybı, zor iyileşen yara, hatta ölüm zaman zaman tedavisi zor hıçkırığa atfedilmiştir.

Sonuç

Sonuç

Hıçkırık (birçok hayvanda olsa da) normal ve sıradan bir insanlık durumudur. Önemli bir amaca hizmet edebilir, ama bunun ne olduğu bilinmiyor. Bir daha hıçkırığa yakalandığınızda ve etrafınızdaki herkes size farklı tavsiyelerde bulunurken en iyisi kibarca uzaklaşmak; muhtemelen siz ne yaparsanız yapın hıçkırığınız kısa süre sonra geçip gidecektir. Başkaları içtiğiniz için hıçkırdığınızı düşünürlerse onlara bunun yaygın bir yanlış anlama olduğunu söyleyin; tabii gerçekten içmediyseniz.

Dyt. Gizem Şeber

Merhaba Gizem hanım ben biraz kiloluyum ve bu durumdan rahatsız oluyorum zayıflamam için ne yapmalıyım bana yardımcı olursanız çok sevinirim.... devamı