Tatil Depresyonu: Nasıl Başa Çıkılır?

Tatil Depresyonu: Nasıl Başa Çıkılır?

Tatil Depresyonu: Nasıl Başa Çıkılır?

Psikologlar, tatil depresyonundan nasıl uzak durulacağını ve buna ek olarak kişiliğinize uygun bir tatili nasıl planlayabileceğinizi açıklıyorlar.

Tatil yapmayı, monotonluktan ve karmaşadan kaçışları seviyoruz. Ama depresifseniz, her yıl yapılan tatil, özellikle artan benzin fiyatları ve istikrarsız bir ekonomiyle birlikte bir başka engel olarak görünebilir. Tatil depresyonu, çoğu insan için yaşamsal bir olgudur.

Para harcadığınız için kendinizi suçlu hissedersiniz ve tatil planı yapmak için kendinizi zorlamak yük haline gelir. Her patlak teker, her geciken uçuş ve her sinir nöbeti (çocuk veya yetişkin) kalan gücünüzü de tüketir. Tatiliniz bittiğinde günlük hayatın stresine moral bozucu bir dönüş sizi bekler.

Tatil ve Depresyon: Araştırmalar Ne Gösteriyor?

Ama buna rağmen araştırmacılar, “tatil yapmazsanız hem fiziksel hem de zihin sağlığınız kötü etkilenir” diyorlar.

Tatil, depresyon ve kalp hastalığına dair yapılan araştırmanın detayları:

  • 2005 yılında ABD, Wisconsin’deki Marshfield Kliniğinde yapılan bir çalışma, düzenli tatil yapmayan kadınların düzenli tatil yapanlara kıyasla iki üç kat daha fazla depresif olabileceklerini ortaya koymuştur.
  • Bir başka çalışma, 12.338 erkeği dokuz yıl boyunca izlemiş ve tatil yapmayan erkeklerin kalp krizinden ölme risklerinin %32 daha fazla ve başka nedenlerden ölme risklerinin de %21 daha fazla olduğunu ortaya koymuştur.
  • Bir çalışma, 20 yıllık Framingham Kalp Araştırmasına katılan kadınlar tarafından doldurulan anketleri inceledi. Araştırmacılar, her iki ile beş yıl arasında değişen zamanlarda en az bir kere tatil yapan kadınlara kıyasen arada sırada tatil yapan (her altı yılda bir veya daha az) kadınların kalp krizi ve ölüm risklerinin sekiz kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Tatiller Depresyona Neden İyi Gelir?

İşte size iyi bir haber: Tatiller, bize bataryalarımızı tekrar şarj etme, yani yaşam ritmini ve ortamını değiştirme ve tutumlarımızı düzeltme imkanı verir.

Tatil aynı zamanda, hayatınızda önemi olan kişilerle, yani eşiniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız, ebeveynlerinizle bağ kurmak için de önemli bir zamandır.

İlişkiler, insanların hayatlarını devam ettiren, çoğu insana yaşama nedeni veren belki de en önemli şeylerdir. Bizi beslerler ve beraber iyi vakit geçirerek biz de onları besleriz. Normal çalışma hayatımızda onlara adayacak bu kadar çok vakit bulamayız.

Tatiller aynı zamanda hayatımızı kontrol ettiğimiz hissini verir.

Uzmanlar, “Tatil mutluluk, kontrol hissi ve seçme özgürlüğü için gereken önemli bir unsurdur ve günlük hayatımızda bunların çoğuna sahip değiliz” diyorlar. Elbette seçimler yaparız; örneğin, klasik müzik konserlerinden yıllık bilet almak gibi. Ama bir süre sonra bu anlamdaki bir kontrol, “Gitsek iyi olur, çünkü biletlerimiz var” hissi gibi bir zorunluluğa dönüşür.

Tatiller, bir doğallık ve kendini ifade etme duygusunu tekrar kazanmamıza yardım eder. Özünde keyif veren şeyleri, basitçe yaparken zevk veren şeyleri kontrol etmemize izin verir.

Tatilde olduğumuz zaman, ruh hali ve depresyonla ilgili dopamin ve serotonin adlı iki beyin siniri taşıyıcısında bir artış olur.

Bu sinir taşıyıcılarının seviyesi depresif olan kişilerde daha düşüktür ve iş ortamı bunu daha da kötüleştirebilir. Uzmanlar buna iş gerilimi adını verirler, yani fazla iş yükü ve düşük kontrol. Bazı ilginç araştırmalar, güç hiyerarşisinde daha aşağıda olan hayvanların daha düşük bir sinir taşıyıcısı seviyesine sahip olduklarını gösterir.

Bu, kontrol duygusuna sahip olduğumuz zaman depresyonun azalmasının sebebidir. Tatil yaptığınızda, kararları siz verirsiniz ve böylelikle sinir taşıyıcılarının seviyeleri yükselir. Aynı zamanda sinir taşıyıcılarının seviyelerini yükselten, size zevk veren faaliyetleri de yaparsınız.

Tatil Depresyonundan Kurtulmak

Ama bu bazen tatil depresyonunun bir gerçeğidir: Bunca şeyi yapacak enerji yoktur.

Depresyon kasveti, kısır bir döngüdür. Kötü hissedersiniz ve bu nedenle eğlenceli şeyler yapmazsınız, bu da kendinizi daha kötü hissetmenize neden olur. Hastalar, bu döngüyü kırmalarının bir yolunu bulmaları için cesaretlendirilmelidir. Eskiden eğlenceli bulduğunuz bir şeyi yapmanız gerekir. Bunu yapmak, eskiden olduğu gibi eğlenceli olmayabilir ama bu kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak en iyi seçenektir.

Tatil depresyonundan kaçınmak için şunları göz önünde bulundurmanız gerekir: “Tatil kişiliğiniz” nedir? Ne tür bir tatilin size en çok faydası olur? Kendi kişiliğinize ve ailenizin kişiliğine uygun bir tatil ayarlamak, önemli bir meseledir.

Bu, tamamen kişisel tarzınıza uyan bir tatil yapmakla ilgilidir, böylece eve gerçek anlamda yenilenmiş bir hisle dönersiniz. Havuz kenarında bir hafta, macera sevenlere hitap etmeyecektir. Sadece perişan olur ve zamanınızı boşa harcamış duygusuyla geri gelirsiniz.

Tatil Depresyonunu Hafifletmek için 7 Öneri:

Sonraki adım: Sizi en fazla neyin strese soktuğunu (para konuları, patronunuzun tutumu, seyahat programı vb) bulun ve sonrasında bu sorunları gidermek üzere tatilinizi tasarlayın.

  • Eğer işvereniniz iki haftalık tatil planınız karşısında somurtuyorsa, daha kısa bir tatil planı yapın. Aslında birçok insanın, üç dört günlük, hafta sonuyla birleştirilmiş tatillerin stresi hafifletmek için büyük gezilerden daha fazla işe yaradığı kanısı yersiz değildir.
  • Eğer para durumunuz sıkışıksa bisiklete binme, tırmanma ve kamp yapma seçeneklerini araştırın. Yaratıcı ve aynı zamanda tutumlu olmanın her türlü yolu var, bu şekilde daha fazla stres yaratmaya gerek yok. Çocuklar, mağaraları keşfetmek veya kanguru parkları gibi şeylere bayılırlar.
  • Çocukların ve gezgin arkadaşlarınızın fikrini alın. Eğer havuzlu bir oteli bir kamp yerine tercih ediyorsanız bu konuda uzlaşın. İki günü kamp yapma ve tırmanmayla geçirdikten sonra medeniyete geri dönün.  
  • Eğer planlama yapmak, otel seçmek, seyahat programını oluşturmak bir sorunsa o zaman işi profesyonellere bırakın. Bir grup turuna katılın. Bir gemi yolculuğuna çıkın. Paket turlara bakın. Kitlesel ulaşım imkanı ve yürümesi keyifli sokakları olan büyük bir kenti de keşfetmek de yeterlidir.
  • Kendi bölgenizde veya ilginç bir yerde bir araya gelen gezgin grupların toplantılarına katılın. Bu gruplar, maceracı dürtüleri olan insanları bir araya getirir.
  • Tatilinizi aşırı ölçüde planlamayın. Biraz nefes alacak zaman bırakmak, kendinize gelmek için ayırabileceğiniz birkaç gün, stres seviyesini düşük tutmanızda yardımcı olur.
  • Sorunları arkanızda bırakın. Okul sorunlarınızdan ya da evliliğin zorluklarından bahsetmeyin. Konular ortaya çıkacak ve eninde sonunda ilgilenmeniz gerekecek, ama onları yanınızda tatile taşımayın. Çocuklarınızın tatilde sizden yakayı kurtardıklarını bilmelerine izin verin, karne notlarına veya başka bir şeye dair hiçbir konuşma yapmayın.

Tatil Sonrası Depresyonundan Korunun

Eğer doğru davranırsanız tatil sonrası depresyonunu da önleyebilirsiniz.

Tatilde yaşadığınız “öne çıkan anları” zihninize not edin. “Bunlar gerçek sevincin uçuşan anlarıdır.”

Belki çocuklar çılgınca, komik şeyler yaptılar. Kendinizi yol kenarında küçük bir lokantada veya paslı çivileri olan bir müzede tümüyle dalıp gitmiş halde buldunuz. Bu hatıralar, aile geçmişinde altın gibi değerlidir. Tekrar tekrar kahkahalar atabilir, o müthiş anları yeniden yaşayabilirsiniz. Bu hatıraların üzerine kapıları kapatmayın. Onları canlı tutun.

Tatil sonrası depresyonu önlemek için diğer öneriler:

  • İşe başlamadan bir gün önce erken eve varın. Faturalar ve çamaşırlarla ilgilenin. İyi bir gece uykusu çekin.
  • Eski rutine dönmek için kendinizi gevşetin. İşe döndüğünüz ilk gün için büyük toplantılar planlamayın (Neyse ki sesli postalar ve e-postalarınız için bir tatil mesajı bırakmıştınız, o nedenle halledilmesi gereken büyük sorunlar olmayacaktır).
  • Sonraki gezinizi planlamaya başlayın. Şunları göz önünde bulundurun: Tatilinizde nelerden gerçekten hoşlandınız? Neler gerçekten işe yaradı? Herkesi ne gibi şeyler mutlu etti? Yanıtlarınızı verirken güzel anlarınıza odaklanın.
  • Tatilinizi olumlu bir şekilde hatırlayın. Yolunda gitmeyen şeylere odaklanmayın. “Şunu yapmalıydım, yapabilirdim, yapardım” gibi ifadelere izin vermeyin.
  • Günlük hayatınızda olumlu şeylere odaklanın. Her gün yaptığınız iyi şeyleri, size keyif veren şeyleri düşünün.
  • Eğer kaygılar artıyorsa, kökünde neyin olduğunu anlamaya çalışın. Ondan kurtulmak için bir plan yapmaya çalışın. Meditasyon yardımcı olabilir ve ilaçla tedaviye başlamadan önce tercih edeceğiniz ilk seçenek olmalıdır. Yerde uzanıp derin bir nefes alın, sonra tatilinizin o muhteşem anlarını aklınıza getirin.

Tatiliniz iyi geçiyorsa paylaşın. Bizler sosyal hayvanlarız. Boşanmanın en büyük nedenlerinden biri, iletişim kuramamak, paylaşmayı başaramamaktır. Eğer tatiliniz boyunca iletişim yolunda gidiyorsa sonrasında da bunu sürdürün.