Boston’daki Harvard Üniversitesi Kamu Sağlığı Fakültesinden araştırmaya katılan Dr. Xiang Gao, araştırmada, 20 yıl boyunca en fazla antosiyanin (böğürtlen ve elmalarda bulunan) tüketen erkeklerde ve kadınlarda Parkinson hastalığının görülme olasılığının bu maddeyi en az tüketen kişilere göre yaklaşık %25 daha düşük olduğunu söylemiştir.

Antosiyaninler, flavanoidlerin bir türüdür. Flavanoidler güçlü antioksidanlardır ve Gao’ya göre, “beyindeki oksidatif stresi azaltmada ve sinir yangısını bastırmada faydalıdır.”

Flavanoidler, genellikle böğürtlen, çikolata yapımında kullanılan kakao çekirdeği ve turunçgiller gibi meyvelerde bulunur. Ama araştırmada, sadece böğürtlende bulunan flavanoidlerin hem erkeklerde hem de kadınlarda Parkinson riskini azalttığı görülmüştür. Diğer flavanoidler sadece erkeklerdeki riski azaltmıştır.

Erkeklerde ve Kadınlarda Flavanoidler

Gao ve meslektaşları, Sağlık Uzmanları Takip Araştırmasına katılan 49.627 erkekte ve Hemşire Sağlığı Araştırmasına katılan 80.171 kadında çay, böğürtlen, elma, kırmızı şarap, portakal ve portakal suyu dahil flavanoid tüketimini incelemişlerdir.

Araştırmaya göre, yaklaşık 20 yıl sonra 782 kişide Parkinson hastalığı ortaya çıkmıştır.

Araştırmacılar, flavanoid açısından zengin bütün besinlerin tüketimini incelediklerinde, en fazla flavanoid tüketen erkeklerin %20’sinde Parkinson hastalığı riskinin, en az flavanoid tüketen erkeklerin %20’sine göre %35 daha az olduğunu görmüşlerdir.

Ama araştırmada, kadınlar açısından böyle bir ilişki görülmediği belirtilmiştir.

Gao, Parkinson hastalığı ve genel flavanoid tüketimi açısından erkekler ve kadınlar arasında neden bir fark görüldüğünden emin olmadığını söyledi. Gao, “Açıkça görülüyor ki, bunu keşfetmek için daha fazla araştırma yapılması gerekir” dedi.

Ama araştırmacılar, sadece böğürtlen ve elmada bulunan flavanoidleri (yani antosiyaninleri) inceledikleri zaman, en fazla flavanoid tüketen kadınlarda ve erkeklerde Parkinson oluşma olasılığının en az tüketenlere göre yaklaşık %25 daha az olduğunu gördüler.

Dr. Emel GÖKMEN

Emel hanım babam parkinson hastası yutma problemi var.şu anda hastahanede burnundan sonda taktılar.beynin tomografisini çektiler.kendisi bayağı zayıfl... devamı

Neden flavanoidler bizim için yararlıdır?

Oregon State Üniversitesi eczacılık bilimleri bölümünde yardımcı profesör olan ve araştırmaya katılmayan Cristobal Miranda, Parkinson hastalığının kısmen, beyindeki yangı ve oksidatif stres nedeniyle oluştuğunu, flavanoidlerin iltihap önleyici ve antioksidatif etkileri olduğunu söylemiştir.

Miranda şöyle der: “Flavanoidlerin tutucu özelliği vardır ve serbest radikallerin oluşumuna neden olan bazı metalleri tutabilir. Serbest radikaller DNA’ya zarar verebilir ve hücrenin oksijen tedarikini sınırlayabilir.”

İngiltere’de Londra İmperial Üniversitesinde bir nörofarmakoloji uzmanı olan ve araştırmaya katılmayan David Dexter şöyle söylemiştir: “Flavanoidler, çekirdek, kabuk ve göbek gibi birçok insanın çöpe attığı bazı bitki bölümlerinde bulunur.”

Dexter şöyle devam eder: “Örneğin, mandalinadaki flavanoidlerin en yüksek konsantrasyonda olduğu yer meyvenin kabuğudur. Böğürtlen, Parkinson hastalığına karşı fazladan bir korunma sağlayabilir, çünkü insanlar bu meyveyi zarı ve çekirdekleriyle birlikte yer.”

Dexter şunları söyler: “Doğada yaklaşık 5000 flavanoid bulunur, ama bunların hepsi koruyucu kan beyin bariyerini geçip beyne ulaşamaz. Bu, antosiyaninlerin, neden hem erkeklerde hem de kadınlarda Parkinson’u önlediğini, ama diğer flavanoid türlerinin sadece erkeklerde faydalı olduğunu açıklayabilir.

Dexter, beyne ulaşabilen birçok flavanoid olduğunu, ama bunları bulmak için kapsamlı ve uzun süreli klinik araştırmalar yapılması gerektiğini söyler.

Yapılan araştırma, flavanoidlerin Parkinson hastalığı riskini azaltabildiğini göstermiştir. 2007 yılında  yapılmış bir araştırmada, Parkinsonlu farelerin beslenmelerine flavanoidler ilave edildiğinde farelerin nöronlarının korunduğu görülmüştür.