Biz ne yersek oyuz; peki “biz” kimiz? Yeni, çok güçlü genomik analitik teknikler her sağlıklı insanın bağırsaklarında 1.000 kadar farklı tek hücreli türün göreceli olarak uyum içerisinde yaşadığını ortaya koymuştur.

Mikrobiyoloji ve immünoloji dalından Doç Dr. Justin Sonnenburg “Yedikleriniz içinizdeki – yani bağırsaklarınızda yaşayan bakteri topluluğu – bileşenlerin temel belirleyicilerinden bir tanesidir” diyor.

Her bir bireyin mikrobik ekosistemi sağlığımızın potansiyel göstergeleri ile birlikte göreceli olarak kendine özgün sisteminde farklıdır. İltihaplı bağırsak hastalığı, kolorektal kanser ve hatta obezite gibi rahatsızlıklar eğimli bağırsak mikrop dağılımı ile ilişkilendirilmiştir.

Bilim adamları bir gün hastalıkları iyileştirmek ve sağlığı geliştirmek adına bağırsaktaki mikrobik nüfusu değiştirebilmeyi ummaktadır. Bu amaca yönelik atılacak bir adım her bir bireyin mikrobik bakteriyel topluluğunu oluşturan bileşenleri kategorize etmek, saymak ve diyetteki değişiklikler gibi müdahalelere nasıl cevap verdiklerini görmek için “genomik sayım” almaktır.

Hücre dergisinde 25 Haziran’da yayımlanan hayvanlara ilişkin bir çalışmada Sonnenburg ve meslektaşları sadece ufak bir bölüm bakteri geni üzerine odaklanmanın bu bakterilerin diyetteki değişikliklere nasıl cevap verdiğini tahmin etmelerine izin verdiğini gösterdi.

Dyt. MELTEM ŞENİZ TOKSOY

mrb hocam ben 178 cm boyundayım 85 kiloyum ve ne kadar uğraşssam kilo veremiyorum bu konuda bana yardımcı olabilirmisiniz hangi tür gıdaları tüketmeme... devamı

Araştırmacıların sonuçları yaşayan laboratuvarlar olan mikropsuz fareleri çoğaltmaya zemin hazırlar. Bilim adamları bu yaşayan laboratuvarlara teker teker istikrarlı bir şekilde artan miktarlarda insan bağırsaklarında bulunan bakterileri aşılayabilirler. Sonuç olarak bu da bilim adamlarının içimizde yaşayan kompleks mikrobik süper organizmaları anlamalarına imkan sağlar.

Takım farelere insanların sindirim yolunda bol miktarda bulunduğu bilinen ve steril bir ortamda geliştirilen iki farklı tür bakteri aşıladı.  Ardından takım, fareleri özellikle kompleks karbonhidratlar bakımından zengin bir diyet ile besledi. Bakteri türlerinden bir tanesi genetik olarak kompleks karbonhidratları daha iyi şekilde sindirmektedir. Tahmin edildiği gibi bu bakteri türü farelerin bağırsaklarından daha fazla sayıda bulunmuştur.

Sonuçlar sağlıklı mikro organizmaları besleyen bir diyete bazı maddelerin eklenmesini içeren yeni prebiyotik alanlarının filizlenme ihtimalini göstermektedir.       

Araştırmacılar bu basit deneysel sistemdeki – birbiriyle yarışan iki bakteriyel tür – sonuçların gerçek, insan bağırsaklarından bulunan mikrobik topluluğu uygulanmasının biraz zaman alacağı konusuna dikkati çekmektedir. Daha kompleks deneysel bir sistem insan bağırsaklarındaki gerçekliğe daha yakın olacağı için araştırmacılar daha geniş çeşitli insan bakterilerini tanıtmaktadır.